ben en çok kedi maggie yi sevdim. ne olursa olsun savaşan maggie yi. direnişçi kadınlardı hep modellerim, yaşamak direnmekti, çünkü. daha küçükten öğrendiğim.
annemdi misal, bildim bileli inandığını, doğru bildiğini her yerde , her koşulda savunan ve ne olursa olsun dayatımlara aklının kabul etmediğine başkaldıran, savaşan kadın. bunu bildim. direniş, direnmek, yaşamak direnmekti, mıh gibi yazıldı aklıma.
hiç izlemediysem bu filmi, belki 6-7 kere izlemişimdir. flash tv yayınlardı bir ara zırt pırt. cat on a hot tin roof. tek bir sahne için hem de, elizabeth taylor açardı kocaman o menekşe gözlerini ve canhıraş haykırırdı, kedi megi ölmedi, kedi maggie yaşıyor, beraber söylerdik her seferinde, maggie nin yaşam sevdasını, yaşama olan tutkusunu, direnişini . kedi maggie ne olursa olsun ayaktaydı. yapabildiği kadar, sürdürebildiği kadar kızgın damın üzerindeki durmak, buydu işte. amaç buydu. o damda ayakları yansa da, onu oradan atmaya çalışsalarda bir kedi nasıl yapışırsa o tuğlalara öyle yapışmak hayata, öyle tutunmak. direnmek, yaşamak direnmekti bildim.
sonrasında kaç kez yandıysa ayaklarım o çatının üzerinde, hep maggie geldi aklıma, ölmedi hayır yaşıyor. ne yaparsanız yapın bak, burdayım ben. duruyorum, ayaklarımın üzerinde, nerde eserde essin rüzgar eğemeyecek başımı, dik başlılık değildi bu, direnmekti, direndim. bildiğim her koşulda , her ahval ve şerait altında savaştım. bildiğimden vazgeçmedim , kedi maggie oradaydı işte, içimde. ne olursa olsun bağırıyordu içimde, ölmedik bak, burdayız. yaşamak evet sonuna kadar direnmekti.
şimdi geçmişken yıllar, gözümün önünde tüm savaşımlarım, geçiyorlar sessiz, içime bakıyorum şimdi, haydi maggie bağır, bağır yalvarırım, kedi ölmedi, kızgın damda tuğlaların üzerinde , ama orada değil mi ? maggie ses ver, nolur? ölmedik değil mi? biz buradayız. ses yok artık, cılızlaşmıştı başta bağıran ölmedi yaşıyor diyen o ses, ama bir süredir suskun. sanırım düşüverdi kedi ve canları da bitti. yaşamak neydi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder